Emeklilik hayali, Yenişakran

İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Yenişakran beldesi bizimkilerin 4 yıldır yaşamak için seçtiği belde. Çevresindeki gürültülü tatil beldelerinden farklı, sade bir sahil kasabası. Yıllık iznimizin bir bölümünü aile ziyareti nedeniyle Yenişakran’da geçirdik. Her gittiğimde farklı şeyler öğrendiğim bu beldeyi sizle de paylaşmak istedim.
Yenişakran
Yenişakran, sizi Çanakkale-İzmir yolu üzerinde karşılar. Aslında bu yol, beldeyi ortadan ikiye bölmektedir. Yolun üst tarafında kalan bölümde daha çok beldenin yerlileri ikamet ederken, sahil tarafında yazlıkçılar bulunmaktadır. Ancak bu yazlıkçıların da yerleşik yazlıkçı olduğunu, bir çoğunun uzun yıllardır Yenişakran’da yaz-kış yaşadığını da belirteyim. Bu yazlıkçıların içinde çok farklı milletlerden insanların olması sakin bir kasaba için şaşırtıcı. Hakkını vermeden geçmeyeyim, beldenin çalışkan belediye başkanı hizmet vermek için elinden gelen gayreti gösteriyor.

Yol üstünde Yenişakran’dan geçtiyseniz, ünlü Yenişakran böreği tabelalarını muhakkak göreceksiniz. Aslına bakarsanız Yenişakran böreğinin hiç de ünlü olabilecek bir tarafı yok. Artık sadece ilgilenenlerin bildiği bir ünlüsü var Yenişakran’ın, o da kalamarı. Yenişakran’ın leziz kalamarını İzmir’deki balık restoranlarına sorabilirsiniz.

Kalamar demişken bu sahil kasabasının balıkçılığından bahsetmemek olmaz. Profesyonel anlamda balıkçılıkla geçimini sağlayan yerli halkının yanısıra meraklı amatör yazlıkçıların balıkçı teknesi sahibi olmalarıyla birlikte beldenin kahvehanesinde en çok konuşulan konu balıkçılık olmuş. İçiçe geçmiş iki körfez(Yenişakran ve Çandarlı) amatör balıkçı teknelerine balıkçılık için güvenli bir fırsat tanıyor. Derenin denize döküldüğü yer bu balıkçı tekneleri için uzun yıllardır sığınak görevi görmekte. Fakat geçtiğimiz yıl yapılan iyileştirme sayesinde daha düzenli bir hal aldı.
Fishing boat
Biz de bu tatilimizde geleneği bozmadık, babam, ben ve kardeşim neredeyse her sabah 5.30’da yüzümüzü teknenin burnuna vuran dalgalarla yıkayarak balığa çıktık. Sabahları genellikle sıyırtı denilen yöntemle (hareket halindeki tekneden oltaların salınması) uskumru, istavrit ve zargana aldık. Bir önceki geldiğimde daha şanslıydım, Sinarit yakalamıştım. Balık dönüşü dinlenip akşamları da dip oltası için tekrar açıldık.

Babamın teknesi 6,5 metrelik ahşap pancar motorlu balıkçı teknesi. Ama asıl mesele, balıkçılığı amatör olarak yapanlar sadece olta kullanabiliyor. Paragat ya da ağ kullanmasına izin verilmiyor.

Ancak Çandarlı körfezinde sık gözenekli ağlarla ve trolle avlama yapanlar yüzünden balığın azaldığı ve küçüldüğü konuşuluyor.
Yenişakran
Yenişakran çevresine bizden yüzyıllar önce de farklı uygarlıklar tarafından yerleşilmiş. Yenişakran’ın çevresinde 3 antik kent olduğu biliniyor. Bunlarla ilgili bilgiyi biraz araştırırsanız rahatlıkla bulabilirsiniz. Ben size Yenişakran körfezini bir kapak gibi kapatan Prenses(Tavşan) adası(adacığı)ndan bahsetmek istiyorum. Balıkçıların Çandarlı körfezine çıkarken sağından geçtiği ada.

Bergama (Pergamon) krallığı döneminde ada Yenişakran’ın şimdiki Bozburun mevkiiyle bir yol ile birleşikmiş. Yol suların altında kalmış. Adada ise prenses için hazırlanmış bir yapı olduğu söylenir. Nitekim bu adacığa gittiğimizde halen o yapıdan bölümler ve bazı sütunlar ayakta duruyor. Adanın neredeyse tamamını sarmış sakız ağaçlarının arasında dolaşırken testi kırıklarının üstünde gezinebiliyorsunuz. Adayı birleştiren yol ise balıkçılar tarafından üstünden geçerken halen görülebilmekte. Umarım bir an önce eserler kurtarılır ve tarihe kazandırılır.

Belki bir gün yolunuz Yenişakran’dan geçerse kahvehanesine uğrayıp sıcak insanlarıyla sohbet eder, uzun sahili boyunca yürüyüş yapıp güneşin deniz üstünde batışını seyredersiniz. Yazımın başında dediğim gibi daha fazla gürültü ve hareket arıyorsanız Çandarlı, Foça, Dikili ve Ayvalık kaçabileceğiniz en yakın yerleşimler 🙂

Fotoğraflarımı izinsiz ve kaynak göstermeden kullananlar en ağır şekilde cezalandırılacaktır 🙂